İş kazası, kişinin çalışma hayatında 5510 sayılı Kanun’da belirtilen hallerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaydır. 5510 sayılı Kanun’da belirtilen iş kazası halleri ise;
İş kazaları, ülkemizin çalışma hayatındaki geçmişten günümüze gelen kanayan yarasıdır. 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun çıkarılmasındaki hedef; çalışanları iş kazaları ve meslek hastalıklarından koruyarak bu yaraya merhem olmak, sıfır risk, sıfır iş kazası, sıfır meslek hastalığı, kısaca tam güvenli
bir iş ortamının oluşmasını sağlamak, reaktif bakış açısından sıyrılarak proaktif yaklaşım içerisine girmektir.
Kazalar, meslek hastalıkları, sakatlıklar, ölümler meydana geldikten sonra önlem almak sadece geç kalınmışlığın, pişmanlığın vicdani sorumluluğudur. Aslolan o kazanın hiç yaşanmaması, o meslek hastalığının ortaya hiç çıkmamasıdır.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) tahminlerine göre, dünyada her yıl 270 milyon iş kazası gerçekleşmekte ve 2 milyondan fazla kişi iş kazalarından ve meslek hastalıklarından dolayı yaşamını yitirmektedir.
Ülkemizde bu yıl yaşanan iş kazalarına baktığımızda; ocakta 119, şubatta 144, martta 160, nisanda 172, mayısta 127, haziranda 210, temmuzda 169, ağustosta 206, eylülde 150, ekimde 169, kasımda ise 190 çalışanın yaşamını bu yüzden yitirmiş olduğunu görmekteyiz.
2016 yılının ilk on bir ayında yaşanan iş kazalarında toplam 1816 can, sadece işlerini yapmak üzere çalışırken hayatlarını kaybetmişler.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na, bu kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliklere, sahadaki iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin gayretlerine rağmen iş kazalarında ortaya çıkan bu vahim tablo gösteriyor ki, bu konuda ülke olarak kat etmemiz gereken daha çok yolumuz var.
Kazasız günler dileğiyle...