Bursaspor Başkanı Ali Ay, “Hedefimiz, taraftarın gözüne hoş gelen futbol ortaya koyan, terinin son damlasına kadar sahada mücadele eden bir futbol topluluğu yaratmak. Erken olmasına rağmen bunu da başardık diye düşünüyorum” dedi.
Türkiye’nin 5 büyük kulübünden biri olan Bursaspor, 2017-2018 sezonuna iyi başladı. Aldığı galibiyetler ve seyir zevki yüksek futboluyla taraftarını da sevindiren Bursaspor’un Başkanı Ali Ay, “Çok büyük bir camiamız var. Bugün ben varım, yarın başkaları gelecek ama önemli olan Bursaspor’u daha ileri taşıyabilmek” dedi. Maddi olarak kulübü daha üst seviyeye çıkarmak için çalıştıklarını da kaydeden Ay, “Gelin hep birlikte olalım ve bu camiayı ayağa kaldıralım. Çünkü Bursaspor kazanınca Bursa kazanıyor. Bursa’nın marka değeri artıyor” diye konuştu.
Aynı zamanda Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi Denetim Kurulu Üyesi de olan Ay, “Eğer biz çocuklarımıza, torunlarımıza gelecekte yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, en başta çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğine önem vermemiz gerekiyor. İşte bu noktada da Yeşil Çevre’nin varlığı ve mevcut durumu daha ileri taşımak adına yapılan çalışmalar çok önemli” ifadelerini kullandı.
Şüphesiz Bursaspor, bugün Bursa’nın en büyük marka değeri. Bugün bu değerin Bursa için önemi hakkında neler söylersiniz?
Evet, Bursaspor şehrimizin en büyük markası. Bu markayı daha da yukarılara çıkarmak için çalışıyoruz. Tabii bu durum bugünden yarına olacak bir şey değil. Kesinlikle burada başarı çok önemli, tabela çok önemli, mali disiplin, mali tablo çok önemli. Bunlar olduğu takdirde Bursaspor çok daha güzel yerlere gelecektir.
Hepimiz gördük ki Akhisar maçından sonra alınan 3-0’lık galibiyet tüm Bursa’da sevinçle karşılandı. Herkes işine daha güler yüzle gitti, basını daha iyi takip etti, televizyonu daha dikkatli izledi. Kısacası Bursaspor kazanınca şehrimizde güzel bir hava oluşuyor. Bizler için de motivasyon oluyor. İnşallah bunun devamını getiririz. Bunlar art arda geldiğinde Bursaspor’un marka değerini çok daha yukarılara taşımanın daha kolay olacağını düşünüyorum.
Sezonun ilk haftalarını geride bıraktık ve yavaş yavaş seyir zevki daha yüksek bir Bursaspor izlemeye başladık. Bu sezon ki hedefleriniz nelerdir?
Öncelikle geçen sezonu hatırlamak dahi istemiyoruz. Çok büyük bir travma yaşadık. Sonra arkadaşlarla oturup hep beraber görüş birliğine vardık. Tabii Sayın Valimiz, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız, Sayın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız ile de birlikte oturduk. Onlar
da düşüncelerini aktardı, bizimle aynı fikirde olduklarını söylediler. Bir kere öncelikle işe hocayla başladık. Hocamız Paul Le Guen, dünya markası bir isim. Sanıyorum dünya genelinde en üst düzeyde kabul edilen 15-20 teknik adamdan bir tanesi. Sonra scout ekibimizin seçmiş olduğu futbolcular vardı. Hocamızın aklında bazı futbolcular vardı. Bunların hepsini değerlendirdik. Özellikle şunu belirtmek istiyorum ki aldığımız oyuncuların hepsinde üçlü mutabakat sağladık. 8 transfer yaptık ve bu transferlerin tamamı da nokta atışı oldu. Herkes gördü ki bu transferlerin hepsi ilk 11’de oynayan futbolcular. Hedefimize gelirse, taraftarımıza da söyledim, biz bu sene hiç hedef koymayalım. Bizim hedefimiz taraftarın gözüne hoş gelen futbol ortaya koyan, terinin son damlasına kadar sahada mücadele eden bir futbol topluluğu yaratmak. Erken olmasına rağmen çok şükür bunu da başardık diye düşünüyorum. Şu anda çok da fazla iyimser olmamak lazım, çünkü gerçekten çok zor ve tüm takımların çok kuvvetli olduğu bir ligde mücadele veriyoruz. Diğer takımlar da çok önemli transferler yaptılar. Neticeyi sezon sonunda göreceğiz ve inşallah iyi bir yerde bitiririz diye düşünüyorum. Fakat Bursaspor’un hiçbir zaman hedefsiz olmaması lazım, her zaman yukarıya oynaması lazım. Çünkü çok büyük bir camiamız var. Buradan taraftarımıza da çok teşekkür ediyorum. Takımlarını desteklediler. Son transferimiz Yusuf da aynı şeyi söyledi ki, gerçekten ölüyü diriltecek bir taraftar topluluğumuz var. Bugün ben varım, yarın başkaları gelecek ama önemli olan Bursasporumuzu düzlüğe çıkartabilmek. Kulübün şu anki maddi durumunu herkes biliyor. Ben bütün sanayicilerimizden, dostlarımızdan, arkadaşlarımızdan şunu rica ediyorum; gelin hep birlikte olalım ve bu camiayı ayağa kaldıralım. Çünkü Bursaspor kazanınca Bursa kazanıyor. Bursa’nın marka değeri artıyor.
kurtulmamız lazım, sonrasında sürekli gelir sağlayıcı işlere yatırım yapılır. Mesela benzin istasyonları ile başladık, bir tane istasyonumuz var. Bu neden 4-5 olmasın. Bir tane daha almıştık ama mecburiyetten satmak zorunda kaldık. Kalıcı gelir getirecek işlerin, bu yönde yapılacak yatırımların Bursaspor’a çok değer katacağına biz de inanıyoruz. Fakat öncelikle şu anki kötü mali tablodan kurtulmamız şart.
Türkiye’nin 5 büyük kulübünden birinin Başkanı olarak Türk futbolunun bugünkü durumunu nasıl değerlendirirsiniz?
Biliyorsunuz şu anda yabancı sınırlamasından bahsediliyor. Aslında ben de bir takımda 14-15 ya da sınırsız yabancı futbolcu olmasına karşıyım. Bu durumun Türkiye için uygun olmadığını düşünüyorum. Bazı kulüp başkanları ise bunun tam tersini düşünüyor. Oysa ben altyapılara daha fazla değer verilmesi gerektiğini, onlara bütçeden daha fazla pay aktarılması gerektiği tarafındayım. Böyle bir sistem kurulmuş. 80 milyon nüfusu olan bir ülkeyiz, bu açıdan baktığımızda Milli Takımımızın her yıl başa oynaması lazım. Ülke olarak futbola çok önem veren, başarıya aç insanlarız. Ama maalesef belli seviyenin üstüne çıkamıyoruz.
Daha yukarılara çıkabilmek için çözüm nedir?
Olaya çocuklarda 7-8 yaşından başlayıp, buna göre planlama yapmak lazım, eğitimleri buna göre vermek lazım. Geçtiğimiz günlerde Sayın Şansal Büyüka çok güzel bir analiz yapmış; 2009 yılının U-16 şampiyonlarından Fransa ile Türkiye takımları arasında İzmir’de bir maç oynanmış. Bu maçta oynayan Fransa takımının oyuncuları ile Türk Milli Takımı’nın oyuncularını ele almış. Türk Milli Takımı’nda oynayan oyuncuların bugün adı anılmıyor. Fakat Fransız oyuncular şu anda 50-100 milyon Eurolardan satışa çıkıyor. Bu durumun bize aslında örnek oluşturması lazım. Demek ki bizim oyuncularımıza 15-16 yaşından sonra yeterince değer vermediğimiz ortaya çıkıyor. Tabii futbolcuların da kesinlikle özeleştiri yapması lazım. Onların da daha fazla çalışması, gayret göstermeleri gerekiyor. Ben Türk futbolunun daha iyi yerlerde olması gerektiğine inanıyorum. Ama özellikle altyapıya daha fazla önem vermemiz lazım.
Buradan taraftara bir mesajınız olacak mı?
Bu söyleşiden önce Sayın Valimizin başkanlığında yapılan İl Güvenlik Kurulu toplantısına katıldım. Evet, kulüplerin taraftarlara ihtiyacı var. Taraftarsız bir kulüp yağsız, tuzsuz bir yemeğe benzer. Taraftarsız kulüp olmaz. Hepimiz biliyoruz ki geçen yıl 1 milyon 700 bin lira ceza ödedik. Artık küfürün, kavganın olmadığı bir taraftar topluluğu istiyoruz. Ben ilk geldiğimden beri söylüyorum; taraftarlarımız maçlara eşlerini, çocuklarını getirsinler. Ve karşılaşmalar bir şölen havasında oynansın. Bunun için taraftarımız da çaba göstersin. Şu ana kadar 4 maç oynandı ve bugüne kadar kendisini ispatlayan taraftarımız, bu 4 maçta da kendini ispatladı. Güzel bir taraftar topluluğumuz var, böyle devam etsinler.
Siz aynı zamanda Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi’nin Denetim Kurulu Üyesisiniz. Yeşil Çevre’nin Bursa ve özellikle şehrin doğu yakası için önemi hakkında neler söylersiniz?
Yeşil Çevre’nin kuruluşundan bu yana sürecin takibinde ve içerisinde yer alan bir firmayız. Bugün tüm dünyada çevrenin önemi ve korunmasının gerekliliği vurgulanıyor. Bunu tekrar etmeye gerek bile yok. Eğer biz çocuklarımıza, torunlarımıza gelecekte yaşanabilir bir dünya bırakacaksak, en başta çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğine önem vermemiz gerekiyor. Yeşil Çevre de, bölge sanayicilerinin ortak çalışmasıyla Türkiye’de bu konseptte kurulmuş ilk tesis. Maalesef şehrin doğu yakasında Yeşil Çevre’den önce sanayinin atıksuları derelere, tarlalara karışıyordu. Ve burada yetişen meyve ve sebzeler sağlığa uygun değildi. Çok şükür Yeşil Çevre ile bu kötü tablo tamamen ortadan
“ELBİRLİĞİ İLE HAREKET ETMEMİZ LAZIM”
Maddi duruma değinmişken, kulübün gelir kaynaklarını artırıcı projeler geliştiriyor musunuz? Bu konuda nasıl bir yol haritası izliyorsunuz?
Türkcell ile bir anlaşmamız oldu ve BTK ile giderek imzaları atacağız diye düşünüyorum. Belediye Başkanımızla görüşüyoruz, onunla ilgili bazı çalışmalarımız var. Yıldırım Belediyesi ile beraber bir proje gerçekleştirdik. Tabii tekrar söylüyorum, bunlar için hep önümüze maddi tablo çıkıyor. Maddi olarak da güçlü bir Bursaspor ortaya çıkaracaksak, yine elbirliği ile hareket etmemiz lazım. Sürekli gelir getirecek projeler geliştirmek için önce maddi olarak
iyi bir seviyeye gelmeniz lazım. Sonrasında bu yönde projeler geliştirilir. Önceden 22 milyon TL civarındaydı ödediğimiz yıllık faiz, şu anda 16,5-17 milyona düşürdük. İlk önce bunlardan kalktı. Biliyorsunuz Bursa’nın en fazla meyve ve sebzesinin üretildiği yer şehrin doğu bölgesi. Bu yüzden hem Yeşil Çevre’nin varlığı hem de mevcut durumu daha ileri taşımak adına yapılan çalışmalar çok önemli diye düşünüyorum. Buradan özellikle bugüne kadar Yeşil Çevre’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenen Sayın valilerimize, Başkan Yardımcımız İbrahim Burkay’a, Yönetim Kurulu üyelerine çok teşekkür ediyorum. Çok emekler verdiler. Şimdi yeni yeni yatırım planları da gündemde. Yeni yatırımlarla birlikte ki özellikle arıtılan suyun yeniden sanayinin kullanımına sunulması projesi de hayata geçirildiğinde çok daha güzel yerlere gelinecektir. Bu proje de gerçekleştiğinde Yeşil Çevre tamamıyla amacına ulaşmış olacaktır. Buradan kesinlikle bölge sanayicilerine de teşekkür etmemiz lazım. Sanayiciler elini taşın altına koydu ve gelinen noktada Yeşil Çevre tüm Türkiye’ye örnek olan bir tesis haline geldi.